14 Kasım 2012 Çarşamba

Tababeti Ruhiye 1

    Mazhar Osman Uzman, Psişiyatri Kliniği Ordinarius profesörü ve direktörü, İstanbul Üniversitesi yayınlarından, 1947. Kitabın açılış sayfası böyle. Eski kağıt ve toz kokusu, sararmış sayfalar. Heyecan verici ayrıntılar. Osmanlıca ve Fransızca karışımı terimler. DSM'den fersah fersah uzaktayız. Klinik gözlemler ayrıntılı, çünkü en değerli araç muayene bulguları. BT yok, MR hayal bile edilemiyor sanırım. Ama uğraşılan şey ; beyin. Bence bunun belki de bizden daha da farkındalar. Her semptom incelenip yorumlanmaya çalışılıyor. Psikofarmakoloji emekleme aşamasında, semptomlar renkli. Her satırı heyecan verici.

' Idée de persécution. Hastaların takib olundukları, iftira edildikleri hülasa menfaatlerine, sıhhatlerine, varlıklarına, namuslarına taarruz edildiği itikadıdır.
...Mesela gözlerine bakılarak manyatizma edilmemeleri için yorganı yüzlerine çekerler yahut söylenilen sözü işitmemek için parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Persecution başlangıçta pek belli değildir. Etrafındaki şeyler ve adamlar acayipleşmiştir. Evinin duvarları kendini yemek istiyormuş gibi ağzını açmış, kendilerini yakalamak için etrafındakilerin işaretleştiklerini söylerler. Gazetelerde yazılan makale kendi içindir. Karagöz gazetesinde Haceyvatla Karagözün konuşmalarında satırbaşlarındaki harfler yan yana gelince aleyhinde dehşetli bir itham olduğunu iddia eder. Daha sonra muazzam teşkilat işe başlar. Franmasonlar, ittihatçılar, komunistler, yahudiler hep arkasına düşmüş, seslerle, hayallerle, makinalarla filki huzurunu bozmaya çalışıyor ve ne düşündüğünü anlamaya çalışıyor.'

Hemen her bölümde ayrıntılı vaka sunumları var, örnekler, kendi deneyimleri, kendi ifadeleriyle.


Etyemez. Eşeklere, domuzlara kardaşım der. Kendinin Sultan Reşad
olduğunu iddia eder.Memleket için kanun yazar. Her zaman
selamlığa gitmek için üniformasını ister.
...Paranoit şeklinde şizofreniyaya yakalanmış evli bir öğretmen İstanbul'a gelen Gazi'nin saraya giderken yolda dizili halk arasında kendisine baktığını ve ortalığı düzeltmek için karı koca beraber çalışma arzusunu belirtttiğini iddia ediyor, kocasına da hergün bu aşkından bahsediyordu.'


'...Şimendiferden, otomobilden, tramvayda müthiş surette korkanlar da vardır. Bir psikastenik hastamiz Şişli caddesinin Nişantaşı semtindeki hanesinden Bulgar çarşısında olan hemşiresine senelerce gidememiştir.Yine bir hastam tramvay demiri üzerine basarsa ayakkabısının altındaki çivilerin hattın elektriğiyle mıknatıslanarak demirlere yapışıp kalacağını zanneder, iki hat arasına yolu tesadüf etse ürkerek birdenbire harice çıkarmış.'

Anadoludan bir delinin hastaneye getiriliş tarzı
' ...Hasta her ziyaretinizde bavullarını göstererek Paris'ten geldiğini, burası sarayı ve kendisi İmparatoriçe olduğunu, Paris'te onbeşinci Louis ve Madame Pompadour'la konuştuğunu söyler. etrafındakiler doktor da beraber sarayın bendeleridir. Her birini Conte Buffon, Prince Post gibi isimlerle çağırır. Bu hezeyanların kolay geçtiği de vardır. Geçmeyeni müzmin bir hezeyan halini alır. Bu gibi hastalar terbiyeli, nazik, düzgün görünen kişilerdir. İmagination hezeyanı bu söylediğimiz misalde megalomani ve 'yanlış hatırlama' ile beraberdir; erken bunamaya benzer. Buna Kraepelin Paraphrenia fantastika ismini veriyor.'

'... Bir hasta ergeç hastalığına inanırsa iyilik alameti sayarız. Lakin teessürün şiddeti hastalıktan arta kalan izlere karşı dürüst düşünmeyi az çok men eder. Mesela duyduğu takatsızlığı kalbinin veya ciğerlerinin hastalığına atfetmek ister. Biz böylelerini daha iyi olmamış sayarız. Maniaklarların çoğu iyileştiği vakit hastalığında yaptığı densizlikleri kavgaları hala hastalığına atfetmez de başka sebepler arar.'



 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder